Mehmet Emin Kırgil
5 yorum
El kavurması pişirip eltimin evine çıkıyorum, domates doğruyorum. Siyah zeytin yıkayıp anahtar arayarak iniyorum. Balkonda mor koltuklar var.
Tabir
Bir kadın ve bir erkekten hayırlı haber gelir. Anahtar, kırıldığın biriyle barışmaktır. Mor koltuk yalan söyleyenleri gösterir, kulak asma. Bir iş rast gider.
Ofiste tencerede salçalı kavurma, bulgur dökülüyor
Tabir
Genç bir kadın destek verir. Fırsat kullanılır. Esmer kadından güç ve telefon haberi. İş rast gider.
Pirinç pilavı ve et kavurma görmek
Tabir
Bir erkekten ve bir kadından gelecek iki güzel haberi gösterir.
Yüksek bir yerde kurulmuş sofrada oturuyormuş. Bir adam güzel yemekler yapmış. Göz göze gelmişler, gülümsemiş. Güzel kavurma varmış. Yemesini istemişler. Aç olmadığı için elindeki makarnayı yemiş, çok güzel demiş.
Tabir
Eline fırsat, para ve kısmet geçmesidir. Sofrada bir sıkıntı ortaya çıkacak, ne olduğunu anlayacaktır. Göz göze gelmek müjde ve göz aydını haberdir. Kavurma, bir erkeğin onun hakkında güzel konuşmasıdır. Makarna ömrün uzaması, bir yola gitmesi ve işinin rast gitmesidir. Çok güzel, onu mutlu edecek habere ulaşmaktır.
Ramazan'da oruçlu olmak, annenin köyünde dayının beyaz tişörtle torununun araba camından çıkması, renkli borunun patlaması ve kavurmayla oruç açmak.
Tabir
Oruç duanın kabulüdür. Köy, beklenen güzel haber veya plandaki gelişmedir. Beyaz tişört ikinci derece akrabadan, bu yaz gelecek haberdir. Torunun camdan çıkması maddi manevi güçtür. Renkli borunun patlaması düğün ortamı, orada nazar değip hemen çözülmesi ve selamettir. Kavurmayla oruç açmak rızkın artması, fırsatın tez gelmesi, malın çoğalması ve güzel haberdir.